Temel Fıkraları Güzel Temel Fıkraları Komik Temel Fıkraları Temel Fıkra KARADENİZ FIKRALARI
ÇADIR DİKMİŞLER
))) TEMEL BU DİKERDE SEVERDE:))
temmelle dursun bir gün kamp yapmaya gitmişler kurmuşlar cadırı akşam olmuş yorgunlukla yatmışlar sonra temel uyanmış dursunuda uyandırmış demişki dursun bak bakim yukarıya ne görüyorsun dursunda demişki yıldızları görüyorum
temel= bunlar sana ne ifade ediyor demiş
dursun=astrolojik olarak saman yolunu metorolojik olarak havanın yarın güzel olacağını bizim köydede saatin 3 olduğunu gösteriyor demiş
dursun=peki sana ne ifade ediyor demiş
temel=LAN SALAK ÇADIRI ÇALMIŞLAR
Temel Kafayı Bulursa Ne olur
))
Günün birinde alman,fıransız,ingiliz ve daha bir çok ülkenin zengini aralarına bizim TEMEL`i de alarak gönüllerince eylenmek için ucakla seyahate cıkmışlar.Eğlence adına herşeyi yapıp bol bol da içki tükettikleri bian alman birden ucağın kapısını acıp bırakın beni,ölmek istiyorum,Temel sormuş ulu uşağum habi süle bakiüm neden da alman benim annem kötü kadındı yani or…demiş ve atlamış.aradan daha on dakika gecmemişken bakmışlar busefer fıransız aynı nidayla kapıyı acıp atlamış.temel bi düşünmüş,bi düşünmüş tam atlayacak biri tutmuş,yarım yamalak bi türkceylelaz oğlu sen neden yoksa, Temel yooo demiş öyle diil da uşaum .adam sormuş peki neden?Temel :ula uşağım benim bu kadar or….. cocuğu içinde ne işim var da demiş
APTAL OLMAKMI GÜZEL Mİ:))
TEMELE SORMUŞLAR;
‘APTAL MI OLMAK İSTERSİN, GÜZEL Mİ?’
‘APTAL’ DEMİŞ TEMEL ‘GÜZELLİK GEÇİCİDUR’
İLK GECE
TEMEL KARISI NATAŞA’YA GERDEK GECESİ SORMUŞ:
‘İLK UYUDUĞUN ERKEK BEN MİYUM?’
NATAŞA:
‘UYURSAN EVET!’
PİYANGO
BÜYÜK İKRAMİYE ÇIKAN TEMEL’İ ÜÇ AY SONRA BAKKAL, KASAP VE BORÇLU OLDUĞU
DİĞER ESNAF YOLDA ÇEVİRMİŞ;
‘ULA TEMEL, SANA İKRAMİYE ÇIKTUĞU HALDE ÜÇ AYDIR NİYE BORCUNU ÖDEMİYSUN?’
TEMEL;
‘ZENCUN OLDİ, DEĞİŞTU DEMESUNLAR DİYE…’
İDAM MAHKUMU
İDAMA MAHKUM OLAN TEMEL’E SON ARZUSUNU SORMUSLAR;
‘BENU OĞLUMIN YANUNA GÖMİN’ DEMİŞ.
OĞLUNUN YAŞADIĞI ORTAYA ÇIKINCA;
‘BEN BEKLERUM’ DEMİŞ.
CEHENNEM
TEMEL ÖLMÜŞ , CEHENNEME GİTMİŞ. KAPIDA SİLLE TOKAT KARŞILAMIŞLAR.
‘PÖYLE YAPARSANUZ HİÇ ÇİMSE CELMEZ’ DEMİŞ.
DÖNME
TEMEL İLE CEMAL EVE İKİ KADIN GETİRMİŞLER. YATMADAN ÖNCE KADINLAR ;
‘SÖYLEMEDİ DEMEYİN, BİZ DÖNMEYİZ’ DEMİŞLER.
TEMEL;
‘HA PURA BİZİMDİR, İSTEDİĞUNUZ KADAR KALABİLURSUNUZ DA!’
MÜESSESE
TEMEL’İN ECZANESİNE GENÇ VE GÜZEL BİR KADIN GİRMİŞ. TARTININ ÜZERİNE ÇIKIP
PARAYI ATMIŞ, BEGENMEMİŞ, MANTO VE CEKETİNİ ÇIKARMIS VE PARA ATIP TEKRAR
TARTILMIŞ. YİNE SIKILMIŞ, ETEĞİNİ ÇIKARINCA TEMEL ATILMIS, PARAYI ATMIŞ;
‘TEVAM EDİN, PUNTAN SONRASI MÜESSESETEN’
OKUL KIRMA
ÖĞRETMEN TELEFONDA;
‘DEMEK TEMEL HASTA, OKULA GELMEYECEK. PEKİ BEN ŞİMDİ KİMİNLE KO NUŞUYORUM?’
‘PABAMLA’
ÇATIŞMA
TEMEL SAVAŞTA BÜYÜK ÇATIŞMADAN SONRA, GECE SESSİZLİK SIRASINDA BİR
SİGARA ÇIKARIYOR , KİBRİTLE YAKIYOR.
ARKADAŞI HEMEN ATILIYOR;
‘HEYY ! DELİ MİSİN? BU ÇOK TEHLİKELİ!’
TEMEL;
‘YOK CANUM, İÇİME ÇEKMEYRUM.
ŞARAP
TEMEL ÇOK PARA KAZANMIŞ. AİLECE EN LÜKS LOKANTAYA GİTMİŞLER, EN PAHALI
ŞARABI SEÇİP ISMARLAMIŞ.
GARSON :
‘HANGİ YIL TERCİH EDERDİNİZ?’ DİYE SORUNCA;,
‘Pİ MAHZURU YOKSA HEMEN İSTEYRUM.’
Abbas
ABBAS
Cahit Sıtkı askerliğini yedek subay olarak yapmak üzere birliğine gider. O yıllarda yedek subay sayısı az olduğundan her yedek subaya emir eri verilmektedir. Birliğine gittiğinde bölük yazıcısından künye defterini ister. Sırayla isimlere bakmaktadır. Bir isim dikkatini çeker. Abbas oğlu Abbas… Sakat çolak eli yüzünden çürüğe ayrılmış biridir Abbas… Talim bitiminde askerin yanına gönderilmesini ister. Öğle saatlerinde kapı çalınır. Karşısında civan mert yiğit biri selam çakıp;
-
Abbas oğlu Abbas emret komutan!.. der..
Aralarında şöyle bir konuşma geçer.
-
Nerelisin?
-
Memleket Mardin, kaza Midyat komutan!
-
Sen benim emir erim olur musun?
-
Sen bilir komutan!.
Askere eşyalarını toplayıp kendi evinin altındaki boş yere taşınmasını söyler. Zamanla Abbas’ın zekası ve sıcak kanlılığından etkilenir. Abbas her sabah erkenden kalkar Cahit sıtkıya kahvaltı hazırlar. Öğle yemeğini yapar. Tüm ihtiyaçlarını karşıdan bir istek gelmeden düşünüp yerine getirir. Cahit Sıtkı’nın kıyafetlerini ütüler. Evi temizler.
Akşamları Cahit Sıtkı’nın sevdiği yemekleri yapar koyar önüne. Bir müddet sonra aralarında komutan asker ilişkisinden daha güçlü bir dostluk bağı oluşur. Bu saf ve temiz Anadolu çocuğundan etkilenmiştir Cahit Sıtkı… Zaman zaman Abbas’ı karşısına alıp dertleşir ve bu Anadolu çocuğunun ruhundaki gizli şeyleri keşfeder.
Her akşam rakı sofrası kurar Abbas en güzel mezeleri hazırlar. Aralarındaki duygu bağları gittikçe güçlenir. Böyle bir keyif gecesi akşamında bir hayli alkol alan Cahit Sıtkı sorar;
-
Sen İstanbul’u bilirmisin Abbas?
-
Bilir Komutanım..
-
Orda bir Beşiktaş var bilir misin?
-
Bilir komutan!. Ben orda acemi birlikteydim..
-
Orda benim bir sevgilim var.. Sen bana kaçırıp onu getirir misin?
-
Elbet komutan!
Sabah olur Cahit Sıtkı bakarki.. Abbas yeni asker kıyafetleri giymiş, tıraş olmuş hazırlanmış. Cahit Sıtkı sorar;
-
Hayırdır Abbas neden böyle hazırlık yaptın?
-
Ben İstanbul’a gidecek komutan!..
-
Ne yapacaksın sen İstanbul’da?
-
Sen söyledi bana.. Ben gidecek sana sevgili getirecek!..
Gözlerindeki hüznü ve gözyaşlarını gizlemek istercesine arkasını dönüp kapıyı çarpar ve çıkıp gider Cahit Sıtkı.. Fakat bu mert askerin yüreği sevgi dolu Anadolu çocuğunun samimiyeti ve sıcaklığından duygulanır…
Akşam olur.. Ağaç altında rakı sofrası kurdurur ve Abbas’ı karşısına oturtur.. Birlikte yer içerler ve Cahit sıtkı o ünlü şiirini yazar!..
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.




